Mitolojide Geyik Sembolizmi: Dünya Kültürlerinde Kutsal Geyik

Mitolojide Geyik Sembolizmi: Dünya Kültürlerinde Kutsal Geyik

Geyik sembolizmi, çeşitli kültürlerde ve inanç sistemlerinde geyik imgesine atfedilen anlam ve önemi ifade eder. Ormanlık alanlarda yaşamını sürdüren geyikler farklı uygarlıklarda farklı anlamlar taşır. Bunlar arasında ölümsüzlük, yol göstericilik, doğurganlık, incelik, değişim ve yenilenme ilk sıralarda yer alır. Çeşitlilik gösteren bu kavramlar, geyiklerin hem mitolojide hem de folklorda önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır.

İskandinav Mitolojisinde Geyik

İskandinav folklorunda geyikler genellikle doğurganlık, yaşam döngüsü, avcılık, doğa ve ormanlarla ilişkilendirilirler. Buna karşın hem pozitif hem de negatif özelliklerle öne çıkan geyik mitleri vardır.

İskandinav mitolojisindeki geyiklerin en bilinen örneklerinden biri Eikþyrnir’dir. Eikþyrnir, memelerinden bal likörü damlayan Heiðrún adlı bir keçiyle birlikte Åsgard‘da, katledilen savaşçıların salonu olan Valhalla’nın çatısında yaşar.1

geyik sembolizmi, Eikþyrnir ve Heiðrún
Eikþyrnir ve Heiðrún (17. yüzyıl İzlanda el yazması)

Eski edebi kaynaklara göre Eikþyrnir, İskandinav kozmolojisindeki dünya ağacı Yggdrasil‘in yapraklarıyla beslenir. Onun boynuzlarından damlayan sular Hvergelmir denen kaynağa akar ve ırmakların dolup taşmasını sağlar.

İskandinav mitolojisi için önemli bir kaynak olan Poetic Edda’daki Grímnismál şiirinde Dáinn, Dvalinn, Duneyrr ve Duraþrór adlarında dört erkek geyikten bahsedilir. Bu geyikler Yggdrasil’in dallarını yiyen canlılar olarak tanımlanır.2 Bazı araştırmacılar bu geyiklerin dört mevsimi sembolize ettiğini ileri sürmektedir.

Yunan ve Roma Mitolojilerinde Geyik

Yunan mitolojisinde geyikler; avcılık, doğa ve doğum ile ilişkilendirilen Yunan tanrıçası Artemis’in sembolü olarak kabul edilir. Bu nedenle pek çok sanat eserinde Artemis ve geyikler bir arada yer alır.

Geyikler Artemis’le ilgili öykülerde ve mitlerde önemli bir yere sahiptir. Onlar, Artemis tarafından korunan ve kutsal sayılan hayvanlar olarak betimlenirler ve tanrıçanın avcılık ve doğa ile ilişkilendirilen yönünü temsil ederler. Bu nedenle pek çok efsanede geyiklerin avlanması yasaktır.

Artemis’in Roma mitolojisindeki karşılığı olan Diana’nın da sembollerinden biri geyiktir. Tanrıça Diana onuruna yapılan neredeyse tüm tapınaklarda asılı geyik boynuzları vardır.

geyik sembolizmi, diana heykeli
Jean-Baptiste Tuby tarafından yapılan Diana heykeli. (1687)

Yunan mitolojisindeki geyik sembolizmi yalnızca Artemis ile sınırlı değildir. Geyikler aynı zamanda vahşi doğa, özgürlük, hız, kurnazlık ve güç sembolü olarak da kabul edilir. Efsanelerde geyiklerin güçlerinden yararlanan pek çok kahraman ve tanrı yer almaktadır.

Zeus ve Alcmene’nin oğlu Herakles’in 12 görevinden biri de Artemis’in oktan daha hızlı koşan dişi geyiklerinden birini yakalamaktı. İlahi bir kahraman olan Herakles, yaklaşık bir yıl geyiğin peşinden koştuktan sonra onu yakalamış, ancak daha sonra Artemis’ten merhamet dileyip geyiği serbest bırakmıştır.

Kelt Mitolojisinde Geyik

Kelt mitolojisinde geyik çeşitli tanrıçalarla ve tanrılarla ilişkilendirilen önemli bir figürdür. Genellikle güç, dayanıklılık ve yenilenmenin sembolü olarak görülür. Doğal dünya ile manevi dünya arasındaki bağlantıyı ve hayvanlar aleminin görkemini simgeler.

Geyik, hayvanların ve vahşi doğanın efendisi olarak kabul edilen Cernunnos ile yakından bağlantılıdır. Cernunnos, genellikle kafasından boynuzlar çıkan; geyik, yılan ve kurt gibi hayvanlarla çevrili şamanik bir figür olarak betimlenir.

geyik sembolizmi, Cernunnos
Demir Çağı’ndan kalma bir kazan üzerinde genellikle Cernunnos olarak tanımlanan bir boynuzlu figür. (Danimarka Ulusal Müzesi)
Fotoğraf: Nationalmuseet ©CC BY-SA 3.0

Tarihsel kaynaklarda Cernunnos hakkında nispeten az bilgi bulunsa da modern neopaganizmde popüler bir figür hâline gelmiştir. Wicca geleneğindeki Boynuzlu Tanrı ile de ilişkilendirilmektedir.

Geyik Kelt mitolojisinde alemler arası bir rehber olarak görülürdü. Öteki dünyaya yolculuk yapmak isteyen insanlara yardımcı olabileceğine inanılırdı.

Türk ve Macar Mitolojilerinde Geyik

Türk ve Güney Sibirya mitolojilerinde geyik sembolizmi oldukça eskilere uzanmaktadır. Altaylardaki gömütlerde geyik dişleriyle karşılaşılması, bu gizemli varlıklarla ilgili mitlerin Demir Çağı‘na dek uzandığını göstermektedir. Ancak zamanla Türk kültür coğrafyasında geyik kültü, etkisini yitirmemekle beraber, yerini kurt kültüne bırakmıştır. Özellikle Göktürkler döneminde bu dönüşüm doruk noktasına ulaşmıştır.

Börü: Türk Mitolojisinde Kurt Sembolizmi

Göktürklerin güçlü ve savaşçı bir toplumdu. Bu nedenle sanatsal ve mitolojik alandaki bu dönüşüm aynı zamanda sosyolojik bir dönüşümü de işaret ediyordu. Ancak geyiklerle ilgili inançların izleri hiçbir zaman yok olmamıştı. MS 8. yüzyılda bile geyik, Göktürkler için hâlen gücün ve çevikliğin sembolüydü.

Geyik sembolizminin proto-Türk topluluklarda çok daha önemli bir yeri olduğu düşünülmektedir. Türk sanat tarihçisi Yaşar Çoruhlu, geyiğin çok erken devirlerde bir hayvan-ata, tanrı ya da tanrıça sayıldığını yazmıştır.3

Geyik, Avrasya steplerinde yaşayan eski topluluklarda bereketle ve doğaüstü güçlerle ilişkilendirilmişti. Bu nedenle bazı topluluklarda geyik avlamak belirli ritüellere tabiydi. Tengrici, animist ve şamanist inançlar doğrultusunda doğa ruhlarına saygı gösterilmek zorundaydı.

Bazı eski Türk mezarlarında bulunan geyik heykelcikleri, öldükten sonra da geyiklerle ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.4

Hunor ve Magor

Ormanın en çevik hayvanlarından geyik, Macar mitlerinde doğayı ve yol göstericiliği sembolize eder.

Efsaneye göre Ural Dağları’nın doğusunda yaşayan Hunor ve Magor, iki kardeş, kutsal bir geyiğin izini sürerek bugünkü Macaristan topraklarına ulaşmıştır. Hunor Hunların, Magor ise Macarların atası sayılır.5

Fin Mitolojisinde Geyik

Fin mitolojisinde geyik genellikle ormanlarla ve doğa ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle, bir tür orman tanrısı ya da orman ruhu olan Tapio ile birlikte ele alınır.

Bazı Fin öykülerinde geyik, bilge ve asil bir hayvan olarak betimlenir. Geyiğin boynuzlarının iyileştirici bir güce sahip olduğuna inanılır. Bu boynuzlar Fin şamanlar tarafından geyiğin ruhunu çağırmak ve ondan yardım istemek için kullanılır.

Şaman kıyafetlerindeki geyik sembolizmi başlı başına bir araştırma konusudur.6

Geyik Totemi ve Şamanizmde Erk Hayvanı

Diğer Kültürlerde Geyik Sembolizmi

Genellikle doğa ve doğaüstü güçlerle bağlantılı olan geyik sembolizmi, birçok uygarlığın edebiyatında, sanat eserlerinde ve efsanelerinde önemli bir yere sahiptir.

Slav mitolojisinde geyikler genellikle zarafet, hız ve çevikliğin sembolleri olarak görülür. Ayrıca ormanlar ve doğal dünya ile ilişkilendirilirler ve vahşi hayvanların koruyucuları olarak kabul edilirler. Yeryüzünün, ormanların ve yeraltı dünyasının tanrısı Veles ve bir tür orman ruhu olan Leshy, genellikle geyik boynuzlarıyla gösterilir.

Yerli Amerikalı kültüründe geyik, genellikle zarafet, güzellik ve nezaketle ilişkilendirilir ve barış, sevgi ve uyumun sembolü olarak görülür. Pek çok kabilenin geyikler hakkında kendi benzersiz hikayeleri ve farklı inançları vardır, ancak genel olarak geyik sembolizmi, Yerli Amerika kültürünün önemli bir parçasıdır. Bazı Yerli Amerikalılar geyikleri, insanların ruhlar dünyasıyla bağlantı kurmasına yardımcı olabilecek güçlü varlıklar olarak betimler.

Japon mitolojisinde ve Şintoizm‘de de geyikler genellikle tanrılar ve ruhlarla ilişkilendirilir. Güneş tanrıçası Amaterasu, Japon sanatında bazen yanında ya da arkasında bir geyikle gösterilir. Bir efsanede Amaterasu’nun kutsal elçisi, Ame-no-Kaku adlı bir geyiktir.7

  1. “Prose Edda”, Snorri Sturluson^
  2. “Grímnismál”, Poetic Edda, Snorri Sturluson^
  3. “Türk Mitolojisinin Ana Hatları”, Yaşar ÇORUHLU, Ötüken Neşriyat, ISBN: 9786051559926^
  4. “Türk Mitolojisinden Anadolu’ya Taşınan Kültür: Geyik Motifi” Mehmet MANDALOĞLU, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 6.27 (2013): 382-391^
  5. “Caucasian Aspects of the Hungarian Nimrod Tradition”, Borbála Anna OBRUSÁNSZKI, 2020^
  6. Study of the Deer Symbolism in the Shaman’s Clothing and Attributes“, Altantsetseg PUREVDORJ & Uranmandakh MARGAI, 2018^
  7. Ame-no-Kaku - Amaterasu’s Divine Deer Emissary“, Kikuko HIRAFUJI, Kokugakuin University, February 4, 2020^
Subscribe
Notify of
guest
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments