Cadılar Bayramı’nın Kökeni Ve Benzeri Gelenekler

Cadılar Bayramı’nın Kökeni Ve Benzeri Gelenekler

Pagan kökleri olmasına karşın günümüzde seküler bir gelenek hâlini alan ve her yıl 31 Ekim’de kutlanan Halloween, Türkiye’de daha çok Cadılar Bayramı adıyla bilinmektedir.

Cadılar Bayramı’nın Kökeni Ve Benzeri Gelenekler

Yazılı kaynaklar arasında cadı sözcüğü ilk olarak Âşık Paşa’nın 1330’da tamamladığı Garipname adlı eserinde yer almıştır. Farsça kökenli olan cadı sözcüğü TDK tarafından yayınlanan Güncel Türkçe Sözlük’e göre “geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak” ve “kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın” anlamlarına gelmektedir. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’nde ise cadı sözcüğünün Adana, Osmaniye ve Kırşehir çevresinde cazı; Artvin, Trabzon, Rize, Giresun, Erzurum ve Çorum’un bazı köylerinde cazi ya da cazi kari şeklinde de kullanıldığı belirtilmektedir.

Tarihsel bağlamda değerlendirildiğinde Cadılar Bayramı’nın kökleri, hasat döneminin bitişi ve kışın başlangıcını simgeleyen Samhain’e dayanır. Samhain, Antik Kelt inancındaki dört önemli festivalden biridir. 31 Ekim’e denk gelen Samhain gecesinde ölülerle yaşayanlar arasındaki perdenin kalktığına inanılır. İnsanlar kötü ruhlardan gizlenmek için kostümler giyer, onlara balkabağı-mısır gibi yiyecekler sunar. Küçük çocukların kapı kapı dolaşıp hediyeler toplamasının ise 16. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Korkutucu yüz olarak ise kabaktan ziyade şalgamdan oyma fenerlerin kullanıldığı bilinmektedir. 1

Bocuk Gecesi

Hasat döneminin sona ermesi ve kışın başlamasıyla birlikte Türk topluluklar da dahil olmak üzere pek çok kültürde benzer uygulamalar gözlenebilmektedir. Bunlar arasında göze çarpan ilk uygulama Bocuk Gecesi’dir.

Orta Çağ’dan kalma eski bir Balkan geleneği olan Bocuk Gecesi genellikle kışın en soğuk günü sayılan 6 Ocak’ta kutlanır. Bocuk olarak adlandırılan kötücül varlıktan korunmak için yüzler boyanır, ateşler yakılır ve kabak tatlısı pişirilir.

Bocuk Gecesi, Edirne, Türkiye

Günümüzde Tekirdağ ve Edirne’de kutlanan Bocuk Gecesi’nde bocuğun ahırdaki hayvanlara zarar vermemesi için kimi zaman bir tepsi kabak tatlısı da ahırda bırakılır. Soğuk hava nedeniyle suların donması ise o yılın bereketli geçeceğinin işareti sayılır. 2

Karakoncolos Gecesi

Bir benzer özel gece de Çerkez kökenli olan ve Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine de konu olan Karakoncolos Gecesi’dir. Evliya Çelebi, günümüzde Bulgaristan sınırlarında kalan 300 haneli bir köyde Karakoncolos Gecesi denen bir günde Çerkez oburları ile Abaza oburlarının gökte savaştığını kendine özgü üslubuyla aktarmıştır.

Kalabalık bir köylü grubu ile birlikte olayı izlemek için dışarı çıkan Evliya Çelebi, yıldırımların nakış işleyebilecek kadar geceyi aydınlattığını, çarpışma sonucu gökten canlı uzuvların yağdığını ve bu gecenin gördüğü en enteresan şeylerden biri olduğunu not düşer.

Günümüzde Bulgaristan’da bir karakoncolos varyasyonu olarak kukeri kılığıyla yapılan şenlikler, benzer inançların Bulgarlara da geçtiğini göstermektedir. Kışın son günlerinde düzenlenen Kukeri Şenliklerinde kıştan kalan kötü ruhların maskeler ve çan sesiyle uzaklaştırılması amaçlanır. Hırvatistan’daki Rijeka Karnavalı, Slovenya’daki Kurentovanje Karnavalı ve Macaristan’daki Busójárás Karnavalı da benzer görüntüler içerir.

Kukeri Şenlikleri, Bulgaristan

Bir yaban adamı olarak karakoncolos inancına günümüzde Balkanlarda, Kafkaslarda ve Anadolu topraklarında sıklıkla rastlanmaktadır. Özellikle Trabzon kırsallarında eskiden kışın bazı günlerinde karakoncolostan korunmak için kapı önlerine kuymak bırakıldığı söylenir. 3

Kalandar Gecesi

Trabzon, Giresun ve Gümüşhane çevresinde 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan gece Kalandar Gecesi olarak bilinir. Kalandar Gecesi’nde gençler yüzlerini boyayıp oyunlar oynar, çocuklarsa kapı kapı dolaşıp maniler okur ve hediyeler toplar. Kimi zaman da gençler karakoncolos kılığında çanlar çalar. 4

Coraz Geceleri

İzmir’in bazı köylerinde 18-19-20 Ocak geceleri Coraz Geceleri olarak bilinmektedir. Kocakarı bir cadı olarak betimlenen Coraz’ın bu tarihlerde dolaşarak küçük kız çocuklarına zarar verdiği söylenmektedir. Bu nedenle Coraz Geceleri’nde kızların sokağa yalnız çıkması istenmemekte ve evlerde kabak yemekleri pişirilmektedir. Ancak bu gelenek günümüzde yok denecek kadar azdır. 5

Sonuç olarak kötücül varlıklara yemek sunma, çocukların hediye toplaması ya da yüz boyama-maske takma-kılık değiştirme gibi gelenekler hem Cadılar Bayramı olarak globalleşen Samhain Gecesi’nde, hem Trakya’daki Bocuk Gecesi’nde hem de Doğu Karadeniz’deki Kalandar Gecesi şenliklerinde kısmen görülen ortak noktalardır. İzmir’deki Coraz Geceleri ise kabak pişirilmesi bakımından Bocuk Gecesi’ne benzemektedir.

Ek olarak başta Yakut Türkleri olmak üzere kimi şaman topluluklarda güz dönemi doğanın ölmesiyle birlikte günümüzde cadı-obur-hortlak olarak adlandırılan kötücül varlıklardan korunmak adına ateş yakılıp saçı saçılması da bahsi geçen uygulamalarla birlikte değerlendirilebilir.

Günümüzde daha çok Orta Avrupa, Baltık ve İskandinav ülkelerinde kutlanan Walpurgis Gecesi ve Meksika’daki Ölüler Gecesi büsbütün ayrı kökten beslenmelerine karşın Cadılar Bayramı’yla benzer pratikler içeren diğer şenliklerdir.

Walpurgis Gecesi

30 Nisan’ı 1 Mayıs’a bağlayan Walpurgis Gecesi’nde büyük bir şenlik ateşi etrafında toplanan insanlar, birbirinden ilginç kılıklara girerek sabahlara dek eğlenir. Goethe’nin Faust eserinde de bahsi geçen Walpurgis Gecesi’nde yeryüzündeki tüm cadılar bir araya gelir. 6

Walpurgis Gecesi ile bir bağının bulunduğuna yönelik hiçbir veri olmasa da Trabzon çevresindeki kimi yörelerde 13 Mayıs’ı 14 Mayıs’a bağlayan gece (Rumi takvime göre nisanı mayısa bağlayan gece) Cazı Gecesi adıyla bilinir. Bu gece cazıların en azgın gecesi olarak yorumlanır. Cazıların örümcek kılığında evlere girerek bebek ve buzağıları boğacağına ya da kurbağa kılığında tarlalara girerek ekinlere zarar vereceğine inanılır. Bunu önlemek için de evlerin bacalarına ve ağaçların dallarına kocakarı dikenleri asılır. Özellikle Giresun kökenli memoratlarda cazıların bacadan girmemesi için diken kullanılması göze çarpmaktadır. Trabzon ve Hemşin kökenli memoratlarda ise beşiklerin üstlerinin ağlarla kapatılması daha yaygın bir tradisyondur. Artvin’e bağlı Yusufeli ilçesinde ve Doğu Karadeniz genelindeki kimi köylerde cazıların küçük kuyrukları olduğu iddia edilmiştir. 7

Trabzon-Rize cazılarının büyük kazanlara ya da eski çalı süpürgelere binerek Kırım’a gidip geldikleri de söylenceler arasındadır. Bu nedenle bu cazıların Kırım kocakarısı olarak adlandırıldıkları bilinmektedir. Neden Kırım sorusunun yanıtı ise cazıların başının Kırım’da yaşadığına inanılmasıdır. 8

Ölüler Günü

Kökeninin Azteklere dek uzandığı düşünülen Ölüler Günü, 2 Kasım’da çoğunlukla Meksika’da kutlanır. Bu gelenekte insanlar genellikle yüzlerini iskelet gibi boyayarak ölen yakınlarını anar. Ancak Ölüler Günü’ndeki yüz boyama korkutucu amaçlı değildir, iskeletler ölenleri simgeler. Festivalin yegâne amacı ölüleri anmaktır zira gerçek ölümün unutulunca gerçekleştiği düşünülür.


  1. Halloween: From Pagan Ritual to Party Night, Nicholas ROGERS, ISBN: 9780195168969^
  2. Türk Kültüründe Bir Miras Olarak Bocuk Gecesi Ritüeli İçeriği: Fenomenolojik Bir Araştırma (Ritual Content of Bocuk Night As a Heritage In Turkish Culture: A Phenomenological Research), Özlem GÜZEL & Hande AKYURT KURNAZ, Millî Folklor, 2020^
  3. Türklerde Tabiat Üstü Varlıklar Ve Bunlarla İlgili Kabuller, İnanmalar, Uygulamalar, Ayşe DUVARCI, Başkent Üniversitesi, 2005^
  4. Anadolu Ve Kafkasya Kavşağında Geleneksel Bir Yılbaşı Kutlaması: Kalandar (A Traditional New Year Celebration At The Anatolian-Caucasian Crossroad: Kalandar), Okan ALAY, Motif Akademi Halkbilimi Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 23, 2018^
  5. Tire Peşrefli’de Coraz Geceleri, Hasan DOĞAN & İbrahim FİDANOĞLU, Milliyet, 17 Ocak 2013^
  6. They Do What?: A Cultural Encyclopedia of Extraordinary and Exotic Customs from Around the World, Javier A. GALVÁN, ISBN: 9781610693424^
  7. Yusufeli, Taner ARTVİNLİ, Yusufeli Kaymakamlığı Yayını, 2000^
  8. Laz Sözlü Kültüründe Cazi İnancı, İrfan ALEKSİŞİ^